Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2009 Cuma

Buralar hep yıldız dolacak.




Galatasaray'ın uefa avrupa ligi 2. turundaki rakibi Atletico Madrid kulübü oldu. Raki bu kadar formsuzken, istikrar yoksunuyken turdan umutluyum açıkcası. yine de işin en zevkli yanı dünya yıldızlarını takımımıza karşı seyredebilmek olacak. Fenerbahçe'nin rakibiyse Lille takımı oldu. Nispeten daha kolay maçlar bekliyor Fenerbahçe'yi.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Oluru Var.


Rijkaard geldiğinden beri hep sistem konuştuk. Her şey çok değişecekti, takım sistem takımı olucaktı vs. vs... Fakat dün oynanan Sivasspor maçına kadar Rijkaard'ın uyguladığı 4-2-3-1 taktiğinin geçen sene Skibbe'in uyguladığı taktikten pek farkı yoktu. Lincoln gitti yerine Arda-Elano geldi. Sağ kanatta hem Arda, hem Kewell sırıtıyordu, Keita geldi. Kewell temelli sola yerleşti. Rijkaard sağa ve sola Aydın ile Serdar'ı denemeye başladı vs. Defans problemleri vardı ve hala devam ediyor.

Fakat dün oynanan karşılaşmada Galatasaray klasik 4-3-3 benzeri bir dizilişle oynadı ki defansif ve ofansif anlamda Galatasaray için en yararlısı bu gözüküyor. Eğer hiç geriye dönmeyen 3-4 oyuncunuz varsa, orta sahada dinamo gibi ileri geri yapan 2-3 oyuncu şart. Orta saha için Barış Ayhan'dan daha iyi bir seçim. Fiziki açıdan çok daha güçlü. Ayhan 60. dakikalardan sonra tükeniyor. Pas isabeti düşüyor ve defansa katkısı sıfıra iniyor. Barış- Mustafa-Mehmet, Barış-Linderoth-Mustafa, Mustafa-Linderoth-Mehmet seçimlerinin hepsinin oluru var. İleri uçta oynayacak Arda, Keita, Kewell, Baros, Nonda ve Aydın'dan oluşacak bir üçlü bir şekilde gol atmayı becerebilecek yetenekli futbolcular. Ayrıca Baros ve Nonda da ceza yayının gerisine gelip top alabilen forvet oyuncuları. Bu da Galatasaray'ın bir diğer artısı.

Sivasspor'un güçsüzlüğü bir yana dün Galatasaray'ın en güçlü bölgesi orta saha gibiydi. Eğer böyle oynamaya devam ederlerse de bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. Kalli-Cevat Güler döneminde şampiyonluğu getiren en büyük olgu olan savaşan, koşan orta saha bu şekilde döneceğe benziyor.

Olur bu Galatasaray, böyle giderse.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Leo Franco


Sonunda istemediğim oldu. Bu adam çok kötü kaleci değil ama ne bileyim ben hep Ufuk'u istedim. Türk kalecilerin önünün açılmasını istediğim içindi belki bu isteğim fakat olmadı.

Şimdi bu adamı la ligayı takip eden herkes az çok tanır. Dengesiz bir kaleci evet. Fakat kalecinin de dengesiz olanı lazım Galatasaray'a. Ne olursa olsun belli bir süre Atletico Madrid'in kalesini korumuş bir kaleci. Çok gol yedi evet, fakat Atletico'nun taktiği zaten çok gol yeyip, çok gol atmak üzere. İddaa severleri üst seçeneğinde çok sevindiren bir takım.

En olgun yaşında Leo Franco. Umarım en azından bir Mondragon kadar faydalı olur. Hayırlı olsun diyelim.