
1 Kasım 2009 Pazar
Gemi Batıyor mu?

Etiketler:
Andriy Voronin,
Bundesliga,
Hertha Berlin,
Marko Pantelic
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Şansın Böylesi!
Milan Baros:
Liverpool sonrası hiç bir kulüpte tutunamamış. Lyon'da sorun çıkmış. Aston Villa'ya gidiyor. Fakat yine hayal kırıklığı. Daha sonra Galatasaray alıyor bu futbolcuyu. İlk senesinde gol kralı. Bitmedi.
Harry Kewell:
Bir zamanların büyük futbolcusu. Önce uzun bir dönem Leeds United, daha sonra hayali Liverpool. Ta ki sakatlanana kadar. O kadar ki Bonservissiz olarak alınabilecek duruma gelene kadar. Ardından o da Galatasaray'a geliyor. Yağmasa da gürlüyor. Tahminlerin ilerisinde futbol oynayıp taraftarın sevgilisi oluyor.Devam Ediyoruz.
Abdul Kader Keita: Lyon'a uzanan bir hayal kırıklığı hikayesi daha. Lille'den büyük umutlar ile gelen bir yıldız futbolcu daha. Fakat koca 2 sezonda toplam 16 kadar maç oynuyor ve ertesi sene Galatasaray'a gönderilince bir çok lyon taraftarı bayram ediyor. Ardından tekrar bir isabet. Keita eski formuna dönme sinyalleri veriyor.
Olaya bir de apayrı bir noktadan bakalım.
Tobias Linderoth: İsveç milli takımı kaptanı. İstikrar abidesi. Bir efsaneye göre Galatasaray'a gelmeden önce MR makinesine girmemiş ömrü boyunca. Geldiği sezon aynı sezonun transferi olan Cassio Lincoln'den yararlı olacağını savunanlar hiç de az değildi. Sonuç? 2.5 senedir hala takıma dönemedi Linderoth.
Ters takım Galatasaray. Çok ters.
Liverpool sonrası hiç bir kulüpte tutunamamış. Lyon'da sorun çıkmış. Aston Villa'ya gidiyor. Fakat yine hayal kırıklığı. Daha sonra Galatasaray alıyor bu futbolcuyu. İlk senesinde gol kralı. Bitmedi.
Harry Kewell:
Bir zamanların büyük futbolcusu. Önce uzun bir dönem Leeds United, daha sonra hayali Liverpool. Ta ki sakatlanana kadar. O kadar ki Bonservissiz olarak alınabilecek duruma gelene kadar. Ardından o da Galatasaray'a geliyor. Yağmasa da gürlüyor. Tahminlerin ilerisinde futbol oynayıp taraftarın sevgilisi oluyor.Devam Ediyoruz.
Abdul Kader Keita: Lyon'a uzanan bir hayal kırıklığı hikayesi daha. Lille'den büyük umutlar ile gelen bir yıldız futbolcu daha. Fakat koca 2 sezonda toplam 16 kadar maç oynuyor ve ertesi sene Galatasaray'a gönderilince bir çok lyon taraftarı bayram ediyor. Ardından tekrar bir isabet. Keita eski formuna dönme sinyalleri veriyor.
Olaya bir de apayrı bir noktadan bakalım.
Tobias Linderoth: İsveç milli takımı kaptanı. İstikrar abidesi. Bir efsaneye göre Galatasaray'a gelmeden önce MR makinesine girmemiş ömrü boyunca. Geldiği sezon aynı sezonun transferi olan Cassio Lincoln'den yararlı olacağını savunanlar hiç de az değildi. Sonuç? 2.5 senedir hala takıma dönemedi Linderoth.
Ters takım Galatasaray. Çok ters.
Etiketler:
Abdul Kader Keita,
Harry Kewell,
Milan Baros,
Tobias Linderoth
The Zeko

Aynen bu. Kim mi bu? Wolfsburg'un genç forveti Edin Dzeko.
Olayın ayrıntısı şudur ki geçen sene Bundesliga'yı Kanal 24 yayınlıyordu bilen bilir. Bu sene yayın hakkını alan TRT 1 açıkca kümede kalmış gözüküyor yayın konusunda. Her şeyi geçtim, pozisyon hatalarını, saçma yorumları... Fakat koca Köln maçı boyunca Edin Dzeko( Edin Ceko)'ya Dızeko denilmesini geçemedim. Çok çalışması lazım Trt'nin bu konuda.
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Leo Franco

Sonunda istemediğim oldu. Bu adam çok kötü kaleci değil ama ne bileyim ben hep Ufuk'u istedim. Türk kalecilerin önünün açılmasını istediğim içindi belki bu isteğim fakat olmadı.
Şimdi bu adamı la ligayı takip eden herkes az çok tanır. Dengesiz bir kaleci evet. Fakat kalecinin de dengesiz olanı lazım Galatasaray'a. Ne olursa olsun belli bir süre Atletico Madrid'in kalesini korumuş bir kaleci. Çok gol yedi evet, fakat Atletico'nun taktiği zaten çok gol yeyip, çok gol atmak üzere. İddaa severleri üst seçeneğinde çok sevindiren bir takım.
En olgun yaşında Leo Franco. Umarım en azından bir Mondragon kadar faydalı olur. Hayırlı olsun diyelim.
22 Haziran 2009 Pazartesi
Mauro Zarate

Çok beğeniyorum bu adamı. Bir insan neden genç yaşında Katar'a gider anlamam.Maddi durumu da iyiymiş öğrendiğim kadarıyla. Bu sene Pandev ile birlikte Lazio'da sıyrılan ender güzel olaylardandı Zarate'nin futbolu. transfermarkt.de adresinde bonservis bedeli 9M Euro yazıyor.
Sahi Galatasaray Lincoln'u ne kadara almıştı?
Geleceğe Ümitle Bakmak
Mondragon'dan sonra adam gibi adam gelmedi şu kaleye. Önce Orkun giydi eldivenleri ki Leverkusen hezimetinde az emeği yoktur kendisinin. Halbuki Galatasaray'ın deli kaleci takıntısı için uygun bir isimdi. Kaç kişi kaldı yaz günü içine boğazlı içlik giyip maça çıkan. Arif Erdem'i sınıflandırma dışı tutuyorum, kendisi kışın giyerdi o içliği. Orkun'u izledikçe biz bunalıyorduk ekran karşısında. Leverkusen maçı sonrasında Aykut geçti bu sefer. Kaleden çıkarken yaptığı hatalarla yediği gollere rağmen steau maçlarına kadar iyi idare etti. En son da Sanctis geldi İtalyandır, iyidir dedik o da bekleneni veremedi. Şimdi geldiği söylenen isim Leo Franco. Açıkcası ben resmi siteden haber verilmedikçe bu konuda konuşmayacaktım fakat resmi siteden ilanın önünde, leo franco'nun atletico madrid'le sözleşmesinin 1 temmuzda bitiyor olması engeli varmış.Açıkcası bu kaleci bana göre De Sanctis'den çok çok üstün, hatta kimilerine göre daha üstün bir kaleci bile değil. 2-3 gol yedikten sonra i
yice sapıtan bir kaleci ki Galatasaray'ın oyun yapısı da bu bozulmaya çok müsait. Hani acayip maçlar kurtaran, acayip maçları da veren bir kaleci denilebilir.

Ufuk alternatifi her zaman daha sıcak geldi benim gözüme. Çok iyi, gelecek vaadeden bir isimdi. 4m gibi bir bonservisi biraz fazla evet. Fakat Rijkaard gibi bir hocanın elinde kanımca ileriki senelerde fiyatını büyük ihtimalle katlayabilir diye düşünüyordum. Şimdilik Ufuk ile ilgili çok haber çıkmıyor gazetelerde. Franco ise kesin gibi. Tek umudum Haldun Üstünel'in bizi yine ters köşeye yatırması.
15 Haziran 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)