Galatasaray'ın uefa avrupa ligi 2. turundaki rakibi Atletico Madrid kulübü oldu. Raki bu kadar formsuzken, istikrar yoksunuyken turdan umutluyum açıkcası. yine de işin en zevkli yanı dünya yıldızlarını takımımıza karşı seyredebilmek olacak. Fenerbahçe'nin rakibiyse Lille takımı oldu. Nispeten daha kolay maçlar bekliyor Fenerbahçe'yi.
18 Aralık 2009 Cuma
8 Aralık 2009 Salı
Bomba İkili!
7 Aralık 2009 Pazartesi
Sadece Biz mi?
Şüphesiz bizim futbolumuzun az gelişmişliğinin en önemli sebeplerinden birisi de medyadır. O derece yanar döner bir politika izlerler ki; her derbi öncesi gergin olmayan ortamı gerer, her derbi sonrası da bu gerginlik sonucu ortaya çıkan olaylara verirler odunu. Kaç civanım delikanlıyı heba etmişlerdir bu yolda sayısını ne bilirim, ne tahmin yürütebilirim. Geçen hafta cumartesi Juventus-Inter maçı vardı. Gerginlik olsun, futbolcuların (özellikle Balotelli) çirkefliği olsun, maç öncesi tribün şovları, meşaleler olsun bizim derbilerden pek bir farkı yoktu. Olaylar çıktı. Melo kırmızı kart gördü vs. vs.
Bu tip olaylar güzeldir, iyidir, futbolun heycanıdır gibi saçma sapan bahanelerle savunmayacağım olayları fakat. Görülüyor ki ''Avrupalı bu işleri aşmış'', ''Adamlar futboluna bakıyor arkadaş.'' ''Bizim topçular da adam mı allasen'' temalı çıkışların da pek gereksiz olduğu ortada. Rekabet olan her yerde futbolcuların karakteri, hırsı doğrultusunda bu olaylar çıkabiliyor. Bizim derbilerden daha kötü bile olabiliyor çoğunun sonucu.
Kendimizi ezip bitirmeyi bıraksak da işimize baksak.
Bu tip olaylar güzeldir, iyidir, futbolun heycanıdır gibi saçma sapan bahanelerle savunmayacağım olayları fakat. Görülüyor ki ''Avrupalı bu işleri aşmış'', ''Adamlar futboluna bakıyor arkadaş.'' ''Bizim topçular da adam mı allasen'' temalı çıkışların da pek gereksiz olduğu ortada. Rekabet olan her yerde futbolcuların karakteri, hırsı doğrultusunda bu olaylar çıkabiliyor. Bizim derbilerden daha kötü bile olabiliyor çoğunun sonucu.
Kendimizi ezip bitirmeyi bıraksak da işimize baksak.
2 Kasım 2009 Pazartesi
Oluru Var.

Rijkaard geldiğinden beri hep sistem konuştuk. Her şey çok değişecekti, takım sistem takımı olucaktı vs. vs... Fakat dün oynanan Sivasspor maçına kadar Rijkaard'ın uyguladığı 4-2-3-1 taktiğinin geçen sene Skibbe'in uyguladığı taktikten pek farkı yoktu. Lincoln gitti yerine Arda-Elano geldi. Sağ kanatta hem Arda, hem Kewell sırıtıyordu, Keita geldi. Kewell temelli sola yerleşti. Rijkaard sağa ve sola Aydın ile Serdar'ı denemeye başladı vs. Defans problemleri vardı ve hala devam ediyor.
Fakat dün oynanan karşılaşmada Galatasaray klasik 4-3-3 benzeri bir dizilişle oynadı ki defansif ve ofansif anlamda Galatasaray için en yararlısı bu gözüküyor. Eğer hiç geriye dönmeyen 3-4 oyuncunuz varsa, orta sahada dinamo gibi ileri geri yapan 2-3 oyuncu şart. Orta saha için Barış Ayhan'dan daha iyi bir seçim. Fiziki açıdan çok daha güçlü. Ayhan 60. dakikalardan sonra tükeniyor. Pas isabeti düşüyor ve defansa katkısı sıfıra iniyor. Barış- Mustafa-Mehmet, Barış-Linderoth-Mustafa, Mustafa-Linderoth-Mehmet seçimlerinin hepsinin oluru var. İleri uçta oynayacak Arda, Keita, Kewell, Baros, Nonda ve Aydın'dan oluşacak bir üçlü bir şekilde gol atmayı becerebilecek yetenekli futbolcular. Ayrıca Baros ve Nonda da ceza yayının gerisine gelip top alabilen forvet oyuncuları. Bu da Galatasaray'ın bir diğer artısı.
Sivasspor'un güçsüzlüğü bir yana dün Galatasaray'ın en güçlü bölgesi orta saha gibiydi. Eğer böyle oynamaya devam ederlerse de bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. Kalli-Cevat Güler döneminde şampiyonluğu getiren en büyük olgu olan savaşan, koşan orta saha bu şekilde döneceğe benziyor.
Olur bu Galatasaray, böyle giderse.
1 Kasım 2009 Pazar
Gemi Batıyor mu?

Etiketler:
Andriy Voronin,
Bundesliga,
Hertha Berlin,
Marko Pantelic
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Şansın Böylesi!
Milan Baros:
Liverpool sonrası hiç bir kulüpte tutunamamış. Lyon'da sorun çıkmış. Aston Villa'ya gidiyor. Fakat yine hayal kırıklığı. Daha sonra Galatasaray alıyor bu futbolcuyu. İlk senesinde gol kralı. Bitmedi.
Harry Kewell:
Bir zamanların büyük futbolcusu. Önce uzun bir dönem Leeds United, daha sonra hayali Liverpool. Ta ki sakatlanana kadar. O kadar ki Bonservissiz olarak alınabilecek duruma gelene kadar. Ardından o da Galatasaray'a geliyor. Yağmasa da gürlüyor. Tahminlerin ilerisinde futbol oynayıp taraftarın sevgilisi oluyor.Devam Ediyoruz.
Abdul Kader Keita: Lyon'a uzanan bir hayal kırıklığı hikayesi daha. Lille'den büyük umutlar ile gelen bir yıldız futbolcu daha. Fakat koca 2 sezonda toplam 16 kadar maç oynuyor ve ertesi sene Galatasaray'a gönderilince bir çok lyon taraftarı bayram ediyor. Ardından tekrar bir isabet. Keita eski formuna dönme sinyalleri veriyor.
Olaya bir de apayrı bir noktadan bakalım.
Tobias Linderoth: İsveç milli takımı kaptanı. İstikrar abidesi. Bir efsaneye göre Galatasaray'a gelmeden önce MR makinesine girmemiş ömrü boyunca. Geldiği sezon aynı sezonun transferi olan Cassio Lincoln'den yararlı olacağını savunanlar hiç de az değildi. Sonuç? 2.5 senedir hala takıma dönemedi Linderoth.
Ters takım Galatasaray. Çok ters.
Liverpool sonrası hiç bir kulüpte tutunamamış. Lyon'da sorun çıkmış. Aston Villa'ya gidiyor. Fakat yine hayal kırıklığı. Daha sonra Galatasaray alıyor bu futbolcuyu. İlk senesinde gol kralı. Bitmedi.
Harry Kewell:
Bir zamanların büyük futbolcusu. Önce uzun bir dönem Leeds United, daha sonra hayali Liverpool. Ta ki sakatlanana kadar. O kadar ki Bonservissiz olarak alınabilecek duruma gelene kadar. Ardından o da Galatasaray'a geliyor. Yağmasa da gürlüyor. Tahminlerin ilerisinde futbol oynayıp taraftarın sevgilisi oluyor.Devam Ediyoruz.
Abdul Kader Keita: Lyon'a uzanan bir hayal kırıklığı hikayesi daha. Lille'den büyük umutlar ile gelen bir yıldız futbolcu daha. Fakat koca 2 sezonda toplam 16 kadar maç oynuyor ve ertesi sene Galatasaray'a gönderilince bir çok lyon taraftarı bayram ediyor. Ardından tekrar bir isabet. Keita eski formuna dönme sinyalleri veriyor.
Olaya bir de apayrı bir noktadan bakalım.
Tobias Linderoth: İsveç milli takımı kaptanı. İstikrar abidesi. Bir efsaneye göre Galatasaray'a gelmeden önce MR makinesine girmemiş ömrü boyunca. Geldiği sezon aynı sezonun transferi olan Cassio Lincoln'den yararlı olacağını savunanlar hiç de az değildi. Sonuç? 2.5 senedir hala takıma dönemedi Linderoth.
Ters takım Galatasaray. Çok ters.
Etiketler:
Abdul Kader Keita,
Harry Kewell,
Milan Baros,
Tobias Linderoth
The Zeko

Aynen bu. Kim mi bu? Wolfsburg'un genç forveti Edin Dzeko.
Olayın ayrıntısı şudur ki geçen sene Bundesliga'yı Kanal 24 yayınlıyordu bilen bilir. Bu sene yayın hakkını alan TRT 1 açıkca kümede kalmış gözüküyor yayın konusunda. Her şeyi geçtim, pozisyon hatalarını, saçma yorumları... Fakat koca Köln maçı boyunca Edin Dzeko( Edin Ceko)'ya Dızeko denilmesini geçemedim. Çok çalışması lazım Trt'nin bu konuda.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
